Değerli edebiyat tutkunları, alçak gönüllülük ile ilgili çok güzel kompozisyonlar yazdık. Alçak gönüllü olmak hakkında yazdığımız bu yazıları kısa ve uzun halleri ile yazdık ki herkesin işine yarasın. Bir kompozisyonun olmazsa olmazlarından başlık meselesini de hallettik tabii. Her kompozisyon örneğine güzel bir başlık seçerek tüm bu kompozisyonları giriş gelişme sonuç bölümlerine uygun bir şekilde düzenledik. Sizler de alçak gönüllülük konulu yazılar yazarak bizimle paylaşabilirsiniz.

 

alçak gönüllü olmanın faydaları
Alçak Gönüllülük

ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK

     Diğer insanlara göre daha iyi bir yerde olmamıza veya daha üstün yeteneklere sahip olmamıza rağmen kendimizi diğer insanlara göre üstün görmeyip aksine kendimizi daha aşağılarda görmemize alçak gönüllülük diyebiliriz.

     Örneğin maddi yönden çok zengin olabiliriz. Ancak çok zengin de olsak bize gör diğer insanlarla eşit durumdayızdır. Bu zenginliğimizle asla övünmeyiz. Ya da çok başarılı biriyizdir fakat bu başarımızı her yerde övmekten çekiniriz. İnsanın kendini övmesi toplum tarafından hoş karşılanan biri değildir. Hiç kimse, başkalarından üstün değildir. Gerek kanun önünde gerekse de Allah katında kimseye sahip olduğu bir özellikten dolayı ayrıcalık tanınmaz.

     Üstünlük sadece takva iledir. Takva ise iyi insan olmak, doğruluktan ayrılmamak demektir. Bu geçici dünyada hepimiz misafiriz. Günü geldiğinde göçüp gideceğiz. O zaman sahip olduklarımızla övünmek yerine, daha iyi bir insan olmak için çabalamalıyız.

-SON-

 

ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK BİR ERDEMDİR

     Yanınıza gelip sürekli kendisini öven, sahip oldukları ile övünen ve tüm bunları bir meziyetmiş gibi anlatan birinden hiç hoşlanmazsınız değil mi? Ona karşı bir antipati oluşturursunuz. Konuşması bitse de defolup gitse dersiniz içinizden. Bu bir kuraldır, kendisini öven, kendisini üstün gören hiçbir insan sevilmez ve toplum tarafından saygı da görmez.

     Hepimiz insanız, hepimiz eşit şartlarda doğduk. Kısa bir ömür sürüp gideceğiz buralardan. Bu kadar kısa bir dünya hayatı için kendini göklere çıkarmak, üstüne üstlük bir de diğer insanları hor görmek neye yarar? Bir insan kendisini tanımalı, sahip olduğu özellikleri bilmeli. Elbette birimiz diğerimizden daha varlıklı, daha yetenekli veya daha güzel olabiliriz. Ama tüm bunlar geçici şeyler. Gün gelir mal biter, akıl göçer, gençlik güzellik geçer.Bu yüzden tüm hayatımızı tevazu içinde geçirmeli, insanlara, hatta tüm canlılara iyilik yapmak için uğraşmalıyız.

     Alçak gönüllü olmalıyız. Unutmamalıyız ki biz kimseden üstün varlıklar değiliz. O zaman gelip geçici şeylerle övünmek yerine, daha güzel bir dünya yaratmak için uğraşmalı, insanların ve Allah’ın takdirini kazanmak için yaşamalıyız.

-SON-

 

ALÇAK GÖNÜLLÜ OLMAK

     Alçak gönüllülük, kendini üstün görmeme durumudur. Yani tevazu sahibi olmak demektir. Tevazu sahibi olana ise mütevazı denir. Her insan farklı özelliklerde yaratılmıştır. Herkesin yetenekçe üstün olduğu veya geri olduğu özellikleri olabilir. Ancak kişi hangi üstün özelliğe sahip olsa da kendisini diğer insanlardan üstün görüp onları aşağı görme hissine kapılmamalıdır.

     Bazı insanlar bazı yetilere doğuştan sahiptir. Bazıları ise bazı iyi özelliklere sonradan çalışarak sahip olur. Herkesin sahip olduğu imkanlar eşit değildir. Bu nedenle aynı hedefe sahip olan iki kişiden biri, sahip olduğu tüm imkanları kullanarak hedefine ulaşabilirken, diğeri kısıtlı imkanlarla bu hedefine erişemeyebilir. Bu durum, hedefine ulaşanın ulaşamayanı küçük görmesini gerektirmez; zira o kişinin de imkanları olsaydı belki de o da hedefine ulaşacaktı.

     Şöyle düşünün. Diyelim ki iki çocuk var. Her ikisi de sağlıklı bir şekilde doğmuş. Yani özellikleri aynı. Ancak bunlardan birisi zengin bir ailenin, diğeri ise fakir bir ailenin çocuğu. Zengin olan çocuğun anne babası çocuğuna her türlü imkanı sağlıyor. Özel okullarda okutuyor, özel dersler aldırıyor, istediği her kitabı alabiliyor, üstüne üstlük dershaneye gönderiyor. Öte yandan fakir olan aile ise çocuğunu sıradan bir mahalle okuluna yazdırıyor, yeterince test çözmesi için gereken kitapları alamıyor, dershaneye gönderemiyor. Bu durumda zengin aile çocuğunun iyi bir üniversite kazanıp da diğerinin kazanamaması, zengin çocuğun başarısını veya üstün olduğunu göstermez. Böyle bir çocuk da kendini diğerinden üstün görme hakkına asla sahip değildir; çünkü kendi emeğinden çok, ailesinin parası ile yaptıkları ile bu başarıya ulaşmıştır.

     Bu yüzden insanların hangi imkanlara sahip olduğunu, onların neler yaşayıp neler hissettiğini bilemeyiz. Kısacası kendimizi başka insanlardan üstün görecek bir yapıya sahip olmadığımızı bilmeliyiz. Hiçbir insan, diğerine göre üstün değildir. Üstünlük sadece insanın iyiliği ile ilgilidir. Evet, bir insan çok iyi bir insan ise, kendisinden kötü olanlardan üstündür. Ancak bu bile, başkalarını küçük görüp kendini üstün görme hakkı doğurmaz. Nitekim zaten iyi bir insan, iyi biri olduğunu asla iddia etmez ve bununla asla övünmez.

     Her zaman alçak gönüllü olmalıyız. İnsanlara asla yükseklerden bakmamalıyız. Zengin olmamız, zeki olmamız, yetenekli olmamız, güzel veya yakışıklı olmamız asla bir meziyet değildir. Bizi üstün kılan sadece kişisel özelliklerimizdir, yani ne kadar iyi bir insan olduğumuzdur.

-SON-

 

Sevgili arkadaşlar, alçak gönüllülük ve alçak gönüllü olmanın faydaları ile ilgili güzel yazılar yazdık. Dileriz ki bu yazıları okuyup anlar ve alçak gönüllülük erdemini hayatınıza tatbik edersiniz. Sizler de alçak gönüllü olma hakkında kompozisyonlar yazarak bize gönderebilir veya kısa yazıları yorum kutusu aracılığı ile anında paylaşabilirsiniz.

Yorum

Daha yeni Daha eski