Vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon örnekleri sunduğumuz bu sayfada vatan kavramının ne olduğu, vatanın önemi, vatan sevgisini anlatan duygu ve düşünceler üzerinde durduk. Vatan sevgisi hakkında kompozisyon örnekleri oluştururken giriş gelişme sonuç bölümlerine uygun yazmayı ve yazılara güzel ve uygun başlıklar koymayı ihmal etmedik. Ayrıca hem kısa hem de uzun kompozisyonlar oluşturarak tüm sınıf seviyelerine hitap etmeye çalıştık. Sizler de vatan sevgisi ile ilgili bilgilendirici metin, deneme yazısı, konuşma metni veya makale örneği hazırlayarak bize gönderebilir, sitemizde yayınlanmasını sağlayabilirsiniz. Şimdi vatan konulu kompozisyonları okumaya geçelim.

 

vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon
Vatan Sevgisi

VATAN SEVGİSİ (Kısa Kompozisyon)

     Bizim vatanımız, toprakları üzerinde ay yıldızlı al bayrağın dalgalandığı Türkiye Cumhuriyeti'dir. O, bizim en büyük hazinemiz, atalarımızın bize bıraktığı en büyük değerdir.

     Vatanımız bize miras olarak değil, emanet olarak bırakılmıştır. Bu emaneti koruyup gelecek nesillere bırakmak da bize düşmektedir. Vatan sevgisi kutsaldır ve tüm sevgilerin belki de en yücesidir. Vatan uğruna ölenler şehitlik mertebesine ulaşır. Bu vatan için de nice şehitler verilmiş ve gerekirse verilmeye de devam edilecektir. Türk milleti, vatan sevgisi yüksek bir millettir. Tarihin her aşamasında bunu kanıtlamıştır. Ölümü dahi göze almış ama vatanını gözden çıkarmamıştır. Bizler de bu kahraman milletin evlatları olarak vatanımızı daima koruyacak, onu göklere çıkaracağız. Ona dil uzatanlara haddini bildireceğiz.

     Eğer vatanımızı seviyorsak onu korumak ve yüceltmek için üzerimize düşen her şeyi yapmalıyız. Bunun için çok çalışmalı, vatanımıza ve milletimize faydalı olacak işler yapmalı ve ülkemizi kalkındırmalıyız.

-SON-

 

VATAN SEVGİSİ (Uzun Kompozisyon)

     Vatan, üzerinde yaşanılan kara parçası olarak tanımlanır; ancak bizim yüreğimizdeki vatan kavramı, kuru bir kara veya toprak parçası tanımına sığmayacak kadar büyüktür. Bizim için vatan güzel olan her şeydir. Namustur, şereftir, kıymetli bir hazinedir. Kısacası uğruna hayatımızı bile hiç çekinmeden feda edebileceğimiz bir değerdir.

     Bizim vatanımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye, kolay ele edilmemiştir. Bu vatan için atalarımız savaşmış, bu uğurda can vermiştir. Nihayetinde düşman işgalinden kurtararak onu bize miras bırakmıştır. Bu mirasa en güzel şekilde sahip çıkıp onu geleceğe taşımak, sonsuza dek yaşatmak hepimizin en kutsal görevidir.

     Bizim töremizde vatan namustur. Ona göz diken her kim olursa olsun, onunla mücadele edilir, ölmek de öldürmek de göze alınır ve bundan zerre kadar korkmak, çekinmek yoktur. Hepimiz ‘’Konu vatansa gerisi teferruattır.’’ İlkesiyle büyüdük. Evet, söz konusu vatansa gözümüz hiçbir şeyi görmez, hiçbir şeyden korkmaz.

     Vatanımızın her bir taşı bizim için kutsal ve korunmaya değerdir. Her bir parçası en büyük hazinelerden daha değerlidir. Böyle eşsiz bir vatana sahip olduğumuz için ne kadar sevinsek azdır; çünkü dünyada bizim vatanımız kadar güzel, bizim vatanımız kadar değerli çok az ülke vardır.

     Elbette ki vatan sevgisi sadece birkaç güzel söz söylemekle belli olmaz. Vatanını seven biri her şeyden önce görev ve sorumluluklarını yerine getirir. Vatanı için çalışıp çabalar. Onu kalkındırmaya, ileriye götürmeye çalışır. Bizler de eğer gerçekten vatanımıza sevgi duyuyorsak tembelliği bırakıp var gücümüzle çalışmalıyız. Çalışmalıyız ki ülkemiz kalkınsın. Kalkınmalıyız ki vatanımız üzerinde kötü emelleri olanlar bundan çekinsin. Çalışmalıyız ki hem biz, hem ailemiz hem de milletimiz daha refah bir hayata sahip olabilsin.

     Geçmişten beri birçok düşmanımız oldu. Özellikle 1. Dünya Savaşı sırasında düşman devletler bu ülkeyi parçalayıp kendi aralarında bölüşmek istiyordu. Ancak büyük Türk milleti buna izin vermedi. Bütün imkanları ile mücadele etti. Zor koşullarda, sefalet ve açlık hüküm sürerken atalarımız kadın erkek demeden savaştı. Kimisi şehadet şerbetinden için cennete göçtü, kimisi gazilikle şereflendi.

     Böyle zor şartlar altında kurulan bir vatan elbette çok kıymetli olacaktır. Bu vatan hepimizin, onu koruyalım ve sonsuza dek yaşatalım.

-SON-

 

BU VATAN KOLAY KAZANILMADI

     Üzerinde rahatça gezip dolaştığımız bu topraklar, şehitlerimizin kanıyla yıkanmıştır. Bu topraklar için çok büyük bedeller ödenmiştir ve halen ödenmektedir. Ödenmeye de devam edilecektir.

     Türkler, Anadolu'da yüzlerce yıl varlığını sürdürmüştür. Bu süre boyunca bu toprakları korumak için sayısız devletle mücadele etmek, savaşmak zorunda kalmıştır. Bu savaşlarda şehitler vermiş ama büyük başarılar da elde etmiştir.

     Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti'nin devamı niteliğindedir. Osmanlı Devleti ise 1299’da kurulmuş ve 1923'te yerini Türkiye Cumhuriyetine bırakmıştır. Ancak Türklerin Anadolu’ya gelişleri bu tarihten bile öncedir. 1071 Malazgirt Zaferi'nden bu yana Türkler Anadolu’da yaşam sürmeye devam etmişlerdir.

    Anadolu'nun tümüne hakim olan Osmanlı Devleti, son birkaç yüzyıl boyunca duraklamaya ve gerilemeye başlamıştır. Düşman devletler bu zayıflığın farkına varınca ülkeyi yıkmak için var güçleri ile çalışmışlardır. 1914-1918 yıllarında süren Birinci Dünya Savaşı ise Osmanlı Devletinin yıkım dönemleri olmuştur; zira bu savaşlarda vatanımız dört bir yandan kuşatılmış, düşman devletlerin saldırısına uğramıştır. Bu dönemde uzun süren savaşlardan dolayı Türk milleti yoksul düşmüştü. Yiyecek ekmeğini bile zor bulan askerler onlarca farklı cephede savaşmak zorundaydı.

     Çanakkale’de yüz binlerce şehit verildi; ancak Türk milleti vatanını yine de bırakmadı. Ölseler bile savaşı bırakmayacaklar, ya şehit ya gazi olacaklardı. İşte, bu fedakar atalarımız sayesinde Çanakkale savaşlarında büyük başarılar elde edildi ve düşman püskürtüldü. Ancak sonrasında yaşanan bazı politik hatalar yüzünden savaş istendiği gibi sonuçlanamadı.

     Nihayetinde Osmanlı Devletinin de içinde bulunduğu İttifak Devletleri yenilmiş oldu ve düşmanlar vatanımızı bölüp paylaşmanın derdine düştüler. Ancak Türk milletinin sonuna dek mücadele edeceğini, savaşacağını düşünememişlerdi. Düşmanların planları devam ederken ortaya bir kahraman çıktı. Bu kahramanın adı Mustafa Kemal'di. Mustafa Kemal, Türk direnişini başlatmak için var gücü ile çalışıyor, Anadolu topraklarını karış karış dolaşarak insanları mücadeleye hazırlıyordu. Bunun için özellikle doğu bölgelerine yoğunlaşmıştı; zira buralarda Ermenilerin yoğun zararlı faaliyetleri oluyordu.

     Sonunda halk direnişe geçti, yaşlı genç, kadın erkek demeden herkes elinden geleni yapıyordu. Bu dönemde batı bölgelerimizde özellikle Yunanlılarla büyük mücadele edildi ve Türk milletinin cesareti ve fedakarlığı sayesinde onlar da denize sürüldüler.

     Düşman yurttan tamamen kovulduktan sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından ülkemiz daha çağdaş daha özgür bir ülke haline getirildi. Evet, yüz binlerce şehit verildi ama vatan da kurtarıldı.

     Biz bugün bu topraklarda elimiz kolumuz sallana sallana gezebiliyoruz; ancak bu toprakların her bir karışı için büyük bedeller ödendi. Bu nedenle vatanımızın her bir karışı, her bir taşı, hatta her bir zerresi bile çok değerlidir.

     Herkes bilsin ki bize pahalıya mal olan bu vatana göz diken olursa, cevabını muhakkak alacaktır. Bu vatana yedisinden yetmişine herkes sahip çıkacak, onu koruyacaktır.

-SON-

 

VATANA SAYGI

     Hep vatan sevgisinden bahsederiz. Peki, vatana saygı nedir, vatana nasıl saygı duyulur hiç düşündünüz mü? Yeri geldiğinde vatanımızı öve öve bitiremez, onu çok sevdiğimizi, onun için canımızı bile vereceğimizi söyleriz. Vatan, millet, bayrak sevgisiyle yanıp tutuşuruz. Peki, gerçekten bu söylediklerimize uygun bir şekilde davranıyor muyuz? Vatanımızı kalkındırmak, onu daha ilerilere taşımak için elimizden geleni yapıyor muyuz?

     Bana sorarsanız, maalesef içimizdeki vatan sevgisinin karşılığını tam anlamıyla dolduramıyoruz. Çünkü millet olarak tembelliğe, vurdumduymazlığa doğru gidiyoruz. Bir kere vatanını gerçekten seven biri çalışkan olur, başarılı olur. Oysa çalışkanlık artık bizim çok uzağımızda. Bir ülkeyi kalkındıracak, onu geliştirecek olanlar yeni nesillerdir. Maalesef bizim yeni nesillerimiz bunu başarmak için pek bir çaba sarf etmiyor. Derslerine önem vermiyor. Derslerine önem vermeyince de iyi bir eğitim hayatı geçiremiyor ve bilgi birikimi sahibi olamıyor. Bu da yeni buluşlar yapmayı önlüyor. Halbuki bir ülkeyi zenginleştiren yeni buluşlardır.

     Örneğin korona aşısını Almanlar buldu ve dünyaya sattıkları aşılar sayesinde çok büyük kazançlar elde ettiler. Belki şimdi diyeceksiniz ki ‘’Ama bulan doktorlar Tük asıllıydı.’’ Evet, doğru, Tük asıllıydı ama Türkiye’de değillerdi. Almanya'da yetişmiş insanlardı. Haliyle de katkıda bulundukları ülke Türkiye değil Almanya oldu.

    Eğer vatanı gerçekten seviyorsanız onun için bir şeyler de yapmalısınız. Özellikle öğrenciler ders çalışmalı, kendilerini her yönden geliştirmelidir. Dünyanın en başarılı ilk beş yüz üniversitesi sayılıyor, ilk sıralara bakıyoruz, bir tane bile Türk üniversitesi yok. Oysa bir milletin kalkınmışlığı, eğitim seviyesiyle ölçülür.

    Vatanımıza saygı duymadığımızı gösteren bir diğer husus da sokakların, ormanların, deniz kıyılarının pislik içinde olması. Vatanını seven biri vatanını böylesine kirletir mi? İnsanlar pikniğe gidiyor, çöplerini, pisliklerini orada bırakıp dönüyor. Sokaklarda çöplerden geçilmiyor. İnsanların oturup uzandığı kumsallar bile sigara izmaritleri, abur cubur çöpleri ile dolu.

     Dememiz o ki vatanı sevmek onu her yönüyle korumaktır. Sadece güzel şiirlerle, sözlerle vatan sevilmez. Vatanını seven onu temiz tutar, ağaçlarını yok etmez, denizlerini kirletmez. Ne iş yapıyorsa en iyisini yapar. Eğer siz de vatanınızı gerçekten seviyor ona saygı duyuyorsanız onu her yönüyle koruyun.

-SON-

 

Sevgili okurlar, vatan sevgisini anlatan kompozisyon örneklerini beğendiğinizi umarız. Sizler de vatan sevgisi ile ilgili kompozisyon örnekleri oluşturup bize gönderebilirsiniz. Teşekkürler.

Yorum

Daha yeni Daha eski