Ulusal egemenlik olarak da anılan milli egemenlik ile ilgili kompozisyon örnekleri sunduğumuz bu sayfada, sizler için en güzel yazıları yazdık. Ulusal egemenlik konulu kompozisyon yazılarına iyi birer başlık seçerek giriş gelişme sonuç halinde yazmaya da gayret gösterdik. Milli egemenlik ile ilgili olan bu yazılar bilgilendirici metin özelliğindedir ve deneme yazısı türüne girer. Şimdi dilerseniz milli egemenlik hakkında kısa ve uzun kompozisyon örneklerimizi okumaya geçelim.

 

ulusal egemenlik ile ilgili kompozisyon
Milli Egemenlik

NOT: Milli egemenlik ile ulusal egemenlik aynı kavramlardır. Bu nedenle başlıkları istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz.

 

MİLLİ EGEMENLİK

     Egemenlik, yönetme yetkisini kendinde bulundurmak demektir. Milli egemenlik ise bu yönetme yetkisinin sadece bir kişide veya bir grupta değil de milletin kendisinde olmasıdır.

     Milli egemenliğin hakim olduğu ülkelerde, halk yani millet kendisini yönetenleri yine kendisi seçer; bu nedenle en büyük güç yine milletin kendisindedir. Ülkemizde milli egemenlik ilkesinin kabulü 23 Nisan 1920’ye yani Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı tarihe tekabül eder. Ulusal egemenlikte, her insanın devlet yönetiminde söz hakkı vardır. Evet, devleti yine bir hükumet yönetir; ancak o hükumeti seçen de yine halktır.

     Milli egemenlik, bizim için büyük bir nimettir. Bir milletin geleceği, tek bir kişinin kararına bırakılmaz. Bu nedenle milli egemenliğimizi tehlikeye sokacak her türlü kişi veya kurumla mücadele etmeli bu ilkeyi yaşatmaya devam etmeliyiz.

-SON-

 

ULUSAL EGEMENLİK

     Ulus, millet demektir. Ulusal egemenlik ise egemenlik yetkisinin, yani yasa koyma ve bu yasaları yürütme yetkisinin millette olması anlamına gelir. Günümüzde her dönem seçimler yapılır. Bu seçimlerde halk, oyunu kullanarak devletin kim tarafından yönetilmek istediğine karar verir. En çok oyu alan parti hükumeti kurar ve yürütme işlerini yapar.

     Yürütme, devlet işlerinin olması gerektiği gibi yapmak veya sürdürmektir. Bir de yasama yetkisi vardır. Yasama yetkisi millet adına TBMM’dedir. Yani meclistedir. Mecliste sadece hükumet yetkilileri yoktur. Halk tarafından seçilen tüm milletvekilleri bulunur ve tüm bu milletvekilleri yasaların çıkarılmasında yetki sahibidir. İşte, milletin kendi iradesi ile seçtiği milletvekillerinin yine milleti temsil ederek hareket etmesi milli iradenin göstergesidir. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti'nin devamı niteliğindedir. Osmanlı Devleti'nde milli egemenlik yoktu. Ülke sadece bir padişahın kararı ile yönetilirdi. Bu nedenle millet her türlü kararın etkisini yaşama durumundaydı. Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra TBMM açıldı ve böylece ulusal egemenlik etkin hale getirildi. Artık söz, milletin oldu.

     Ulusal egemenliğin hakim olmadığı ülkeler kalkınamaz, geri kalır. Çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmek için ulusal egemenlik şarttır. Atatürk'ün bize bir armağanı olan ulusal egemenlik ilkesini ilelebet korumak hepimizin en büyük görevidir. Ülkenin tamamını ilgilendiren meseleleri tek bir kişinin iradesine bırakmak o ülkeyi gözden çıkarmak demektir.

-SON-

 

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR!

     Egemenlik, yani yönetme yetkisi herhangi bir şart koşulmadan, hatta tartışılmadan milletindir. Bir devleti yöneten, milletin kendisi olmalıdır. Devletin millet tarafından yönetilmesi elbette ki tek tek her vatandaşın kural koyması değildir. Böyle bir şey zaten karmaşadan başka bir şey getirmez. Egemenliğin milletin olması demek, devleti idare edecek, yasalar koyup düzenleyecek ve bu yasaların işlenmesini sağlayacak kişilerin millet tarafından seçilmesi demektir.

     Ülkemizde egemenlik millete aittir. Millet, kendisini yönetecekleri kendi iradesi ile seçer. Belli bir yaşa gelmiş her Türk vatandaşı, seçimlerde oy kullanarak istediği partiyi seçme hakkına sahiptir. Reşit olan hiç kimse bu haktan mahrum bırakılamaz. Tam bağımsız ülkelerde milli egemenlik olmazsa olmaz bir ilkedir. Bu ilkenin olmadığı toplumlar geri kalmaya ve zamanla yok olmaya mahkumdur. Geçmişte birçok devlet monarşi ile yönetilirdi. Yani devleti yöneten sadece bir kral veya padişah bulunurdu. Bu kral veya padişah ülke ile ilgili ne karar alırsa alsın sorgulanamaz ve karşı çıkılamazdı. Bu yüzden birçok devlet, krallarının yahut padişahlarının kendi çıkarlarına kurban gitmiştir.

     Türk milleti bağımsızlığa ve milli egemenliğe önem veren bir millettir. Kendi kararlarını kendisi vermeyi ister. TBMM'nin açılmasından bu yana bu böyle olmuştur. Böylece devlet yöneticileri gerçek anlamda ülke için iyi şeyler yapmak zorunda kalmışlardır. Çünkü bilmişlerdir ki şayet devleti gerektiği gibi yönetemezlerse bir sonraki seçimde kaybedecekler ve yetkilerini artık kullanamayacaklardır. Egemenliği millete veren tüm atalarımız sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.

-SON-

 

Ulusal egemenliğin önemi ile ilgili kompozisyon örneklerini beğendiğinizi umarız. Şayet yazılarımızı beğendiyseniz bunu yorum bölümünde belirtmeyi unutmayın lütfen. Hepinize teşekkürler.

1 Yorumlar

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski