Merhamet ile ilgili kompozisyon örnekleri oluşturduğumuz bu sayfada merhamet hakkında kısa ve uzun kompozisyonları iyi bir başlık ve giriş gelişme sonuç bölümleri halinde sunduk. Sizler de merhamet konulu kompozisyon, bilgilendirici metin veya deneme yazısı örnekleri hazırlayıp sitemizde yayınlanmak üzere bize gönderebilirsiniz. Şimdi merhamet ile ilgili duygu ve düşüncelerimizi anlatan yazılara geçelim. İyi okumalar.

 

merhametle ilgili kompozisyon
Merhamet Duygusu

MERHAMET

     Merhamet, bir insanın veya başka bir canlının başına gelen kötü bir durumdan dolayı duyulan üzüntüdür. O varlığa acıma, ona yardım etme ve iyileştirme isteğidir. Kişilik bozukluğu olmayan her insanda az veya çok merhamet duygusu vardır.

     Dünyada barış ve mutluluğun hüküm sürmesi, insanların bir arada korkusuzca yaşaması, hayvanların da kendini güvende hissedebilmesi için merhamet duygusunun olması şarttır. Merhametin olmadığı yerde zulüm, işkence ve ölüm vardır. Bizi yaratan Allah, sonsuz merhamet sahibidir ve biz kullarının da merhametli olmasını ister. Bir anne, yavrusuna nasıl merhametle yaklaşıyorsa, insanlar da diğer insanlara ve hayvanlara öyle yaklaşmalıdır. Her can değerlidir. Bu canın insan canı veya hayvan canı olması hiç önemli değildir. Çocuklara merhamet duygusu henüz küçük yaşlarda aşılanmalıdır. Bunun en güzel yolu da onu sevmek ve ona da merhametle yaklaşmaktır.

     Eğer merhamet duygusunu tüm insanlara aşılayabilirsek dünyadaki kin, nefret duyguları biter, savaşlar son bulur. Bunun için hepimize görev düşmektedir. Eğer biz başka varlıklara merhametle yaklaşırsak bu duygu tüm dünyaya yayılacaktır.

-SON-

 

MERHAMET DUYGUSU

     Her canlının bir yaratılış gayesi vardır. İnsanın da gayesi, kendisine biçilmiş ömrü dünyada en güzel ve en faydalı şekilde sürdürmektir. Ömrü güzel sürdürmenin en iyi yolu ise iyilik yapmak, yardıma muhtaç olanlara yardım etmek, hayvanları ve bitkileri korumak ve dünyada sevgiyi yaymaya çalışmaktır. Merhamet de bu dünyada ömür sürülürken muhakkak sahip olunması gereken çok önemli bir erdemdir. Merhamet sahibi olmayan bir insanın gerçek anlamda iyi bir insan olduğunu söylemek mümkün değildir.

     İnsanlar da hayvan türleri de farklı farklı yaratılmıştır. Bazı insanlar diğerlerinden daha güçsüz, daha fakir veya daha yardıma muhtaç olabilir. Merhamet, işte normalden daha aşağı durumlarda olan canlılara ve bir kimseden veya durumdan zarar görmüş insanlara  veya hayvanlara karşı duyulan duygudur. Merhamet sahibi bir insan ne olursa olsun insanları kıramaz, incitemez, onlara herhangi bir yolla zarar veremez. Aynı zamanda gerek hayvanları gerekse de ağaçları korur. Onlara zarar vermez. Bir canlının başına gelen kötü bir durumdan dolayı kalbinde büyük bir üzüntü duyar. Elindeki imkanlarla o canlıya yardım etmek, onu iyileştirmek ve korumak ister. Günümüzde yaşanan kavgaların, işkencelerin ve cinayetlerin en büyük sebebi insanların artık merhamet duygularını kaybetmeye başlamasıdır. Başka bir cana ancak merhametsiz bir insan kıyabilir. Bugün savaşlara, ölümlere sebep olan insanlar merhametsiz insanlardır. Kalplerinde zerre kadar merhamet duygusu olanlar, savaştan değil, barıştan ve sevgiden yana olur.

     İnsanı insan yapan erdemlerden biri olan merhamet hepimizin kalbinde olmalıyız. Tüm canlılara şefkat ve merhametle yaklaşmalıyız. Bunun için de sevmenin, sevilmenin ve değer vermenin öneminin farkına varmalıyız. Daha güzel bir dünyada yaşamak istiyorsak insanların kalbine merhamet aşılamalıyız. İşte o zaman tüm kötülükler son bulacak, insanlar daha güzel anlaşacak ve hayvanlar da gereken değeri görecektir.

-SON-

 

MERHAMETLİ İNSAN KALMADI DEMESİNLER...

     Merhamet, her türlü canlının başına gelen veya gelecek olan kötü olay veya durumlara karşı kalbimizde duyduğumuz üzüntü ve acıma duygusudur. Bu yüce duygunun her insanın yüreğinde muhakkak bulunması gerekir. Merhametten yoksun bir insan, canlılara her türlü zararı vermekten asla çekinmez. Merhametli insan ise her türlü kötülükten itina eder ve karıncayı bile incitmez.

     Hayatımız boyunca birçok merhamete ihtiyaç duyan birçok insan görürüz. Bu insanların büyük bir kısmı bir hata işleyip cezalandırılması gereken insanlardır. Kimi zaman cezalandırılır kimi zaman ise cezalandıracak kişinin merhametinden dolayı cezalandırılmaktan vazgeçilir. Merhamet duygusunu anlatan güzel bir hikaye örneği de Hz. Ömer’in halife olduğu dönemlerden birinde yaşanır.

     Bir gün üç delikanlı genç, başka bir delikanlıyı sıkıca tutmuş halifenin huzuruna getirirler. Halifeye, bu gencin balarını öldürdüğünü bu nedenle kendisine gereken cezanın verilmesini isterler. Halife, gence, söylenenlerin doğru olup olmadığını sorar. Genç, inkar etmez, meselenin doğru olduğunu, yani delikanlıların babasını öldürdüğünü söyler.

     O zaman anlat bakalım, mesele nasıl yaşandı, der halife. Genç anlatmaya başlar. Efendim, der. Ben, kendi memleketimde varlıklı bir insanım. Birçok devem ve atım vardır. Bir tane de atım vardır ki tam bir soylu attır. Kendisi elimde büyümüştür. Bugün hayvanlarımla beraber bu delikanlıların bahçesinin yakınlarından geçiyordum. Atım bir anda onların bahçesine yöneldi ve bostana girdi. Ne yaptıysam da atımı dizginleyip durduramadım. O sırada, bu gençlerin babası büyük bir öfke ve hışımla çıkageldi ve atımın kafasına büyük bir taş attı. At, oracıkta öldü. Ben de bunu kendime yediremedim. Çok sinirlenmiş, kendimden geçmiştim. Ben de aynı taşı kaldırıp ona fırlattım ve adam oracıkta öldü, der.

     Halife, suçunu kendin de itiraf ettin. Sen de bilirsin ki adam öldürmenin cezası idamdır. Ortada açık bir suç vardır. Bu nedenle senin de idam edilmen gerekir, der. Genç, ey halife, benim anam da babam da yok. Bakımını üstlendiğim küçük bir kardeşim var. Buralara gelirken sahip olduğum altınları saklamıştım. Eğer beni hemen idam ederseniz, yetim kardeşimin hakkı olan o altınlar bir daha bulunamayacak. Böylece siz de yetimin hakkına girmiş olacaksınız. Bana izin üç gün izin verin, gidip altınları kardeşime güvenli bir şekilde teslim edip geleyim, o zaman istediğiniz gibi idam cezasını uygulayabilirsiniz.

     Halife tamam ama bunun için yerine birini bulman lazımdır, kurallar böyledir der. Genç, peki, yerime bir kefil bırakacağım der ve etrafına şöyle bir bakar. Sonra birini seçer ve ‘’Şu arkadaş benim kefilim olur.’’ der. Seçtiği kişi, daha önce hiç görmediği, tanımadığı biridir. Bu kişi, Hz Muhammed’in zamanında en iyi arkadaşlarından olan Amr İbn As'tır. Amr İbn As, hiç çekinmeden kefilliği kabul eder. Eğer bu genç üç gün içinde dönmezse idam cezası Amr İbn AsAa uygulanacaktır. Kefillik kabul edilir ve genç gider. Aradan üç gün geçer ama genç hala gelmemiştir. Babası ölen üç delikanlı halifenin huzuruna çıkar ve halifenin ne düşündüğünü öğrenmek isterler. Halife, yapacak bir şey yok, kefil olan babam bile olsa cezası uygulanacaktır der. Amr Bin As cezasına razı gelir ve hiç itiraz etmez.

    Derken kalabalık arasında bir uğultu duyulur. Bir genç halifeye doğru hızla gelmektedir. Bu, delikanlıların babasını öldüren gençtir. Halife ona sorar. Ey delikanlı, isteseydin gelmez, ölmekten kurtulurdun. Neden geldin? Genç cevap verir: Sözünde duran insan kalmamış, demesinler diye.

    Halife bu sefer Amr İbn As'a döner. Peki ey Amr İbn As, sen hiç tanımadığın bu delikanlıya neden inanıp ona kefil oldun? Diye sorar.

Amr İbn As cevap verir: Ey halife, delikanlı bu kadar insanın içinde beni seçti. İnsanlık ölmüş, demesinler diye kabul ettim, der.

    Durum böyle olunca delikanlılar davalarından vazgeçtiklerini söyleyip, idam cezasının iptal edilmesini istediler. Halife bu sefer onlara  dönüp:

Gençler, siz daha az öncesine kadar babanızın kanının yerde kalmamasını istiyordunuz. Siz neden vazgeçtiniz?

Gençler cevap verir: Merhametli insan kalmadı, demesinler diye.

     Merhamet etmek büyüklüktür. Herkes hata yapabilir. Önemli olan insanların hatalarını anlayıp pişman olması, tövbe etmesidir. Pişman olan birine ise merhamet etmek, onu affetmek bir büyüklüktür.

-SON-

Merhamet duygusu ile ilgili kompozisyon örneklerini beğendiğinizi umarız. Sizler de merhamet konulu yazılar yazıp bize gönderebilir veya duygu ve düşüncelerinizi yorum bölümünden paylaşabilirsiniz.

Yorum

Daha yeni Daha eski