Herkese merhaba, bu sayfada adalet ile ilgili hikayeler yazdık. Hem kısa hem de uzun hikaye örnekleri ile herkese yararlı olmaya çalıştık. Adaletin önemini anlatan hikayeler öyküleyici metin grubuna girmektedir. Adalet konulu hikayelerin tamamı serim düğüm çözüm bölümlerine uygun olarak oluşturulmuş ve her birine güzel başlıklar seçilmiştir. Sizler de adaletle ilgili kendi hikayenizi yazabilir, bizimle paylaşabilirsiniz. Sitemizde diğer konular hakkında öykü örneklerini de bulabilirsiniz.

 

adalet ile ilgili hikayeler
Adalet Hikayeleri

ADALETLİ DAVRANMAK

     Mehmet, Serkan ve Kerem ortaokulda okuyan yakın arkadaşlardı. Kenar mahallerden birinde oturuyorlardı. Mahalledeki herkes gibi, onların da maddi durumunun iyi olduğu söylenemezdi. Babalarının kazandıkları ile kıt kanaat geçinip gidiyorlardı.

     Bu arkadaşlar bir gün mahallede gezerken, tek başına yaşayan yaşlı bir teyze onları çağırarak bahçesindeki taşları toplamalarını, kendisinin buna gücü yetmediğini söyledi. Çocuklar yardım talebini geri çevirmedi. Birkaç saatlik işti. Hemen başladılar. Ancak taşların bitmesine az kala, Serkan'ı annesi eve çağırdı. Serkan gitmek zorunda kaldı. On dakika sonra iş bitmişti. Yaşlı teyze cebinden 100 lira çıkarıp Kerem'e uzattı. ‘’Aranızda paylaşırsınız dedi. Kerem, iki 50'likten oluşan bu paranın 50 lirasını Mehmet'e uzattı. Ancak Mehmet ‘’Serkan ne yapıyorsun? Bu para sadece bizim hakkımız değil. Serkan da neredeyse bizim kadar çalıştı. Parayı üçe bölüp onun da hakkını vermemiz gerekir.’’ dedi. Kerem, ‘’Evet Kerem, haklısın, düşünmedim. Bakkaldan bozup arkadaşımızın da payını götürüp verelim.’’ dedi.

     Parayı bakkaldan bozup Serkan'ın yanına gittiler. Durumu ona da anlattılar. Serkan da çok sevindi ve şunu söyledi: ‘’Arkadaşlar, beni de unutmayıp adaletli bir şekilde davrandığınız için çok teşekkür ederim. Ancak siz benden daha fazla çalıştınız. Bu nedenle her biriniz 35 lira alın, bana da 30 lira kalsın. Böylece herkes çalıştığı kadarını almış olur ve tam adalet sağlanmış olur. Arkadaşları kabul ettiler ve parayı Serkan'ın istediği gibi bölüştüler.

-SON-

 

 

ADALETLİ ÖĞRENCİ

     Eğitim-öğretim yılı sona ermek üzereydi. Artık bütün derslerden sınavlar yapılmış, karne notları öğretmenler tarafından e-okul bilgi sistemine girilmeye başlanmıştı. Okul idaresinin bu sene için öğrencilere sözü vardı. Karne notu en iyi olan üç öğrenci, haziran ayında yapılacak olan Karadeniz gezisine götürülecekti.

     Ahmet’in de notları çok iyiydi. İlk üçe girme ihtimali vardı. Ancak henüz tüm notlar öğretmenler tarafından okunmadığı için kesin bir şey yoktu. Her şey matematik sınavının notuna bağlıydı. Eğer Ahmet matematikten 95 alabilirse ilk üçe girecek ve geziye katılma hakkını elde edebilecekti. Ancak ne yazık ki hayali gerçekleşmedi. Matematik öğretmeni sınav notlarını okuduğunda 85 aldığını öğrenmişti. Böylece üçüncülüğü, sınıf arkadaşı olan Esra’ya kaptırmıştı. Okul çıkışında eve üzgün bir şekilde gitti. Ailesine, gezi ödülünü kazanamadığını söyledi. 

     Üç gün sonra e-okul sistemine bütün notlar girilmişti. Ahmet, notlarını kontrol ederken matematik notu dikkatini çekmişti. 95 yazıyordu. Tam da istediği nottu. Halbuki 85 almıştı. Öğretmeninin yanlışlıkla 95 girdiğini anladı. Bir an kötü duygulara kapıldı. Eğer sesini çıkarmasa Esra yerine kendisi geziye gidecekti. Evet, bu iyi bir fikirdi. Bu yanlıştan kimseye bahsetmedi. Ancak geceleyin uyumak üzere yatağına gittiğinde içini bir huzursuzluk kapladı. Böyle kötü bir şeyi yapamaz, arkadaşının hakkını yiyemezdi. Kendisini Esra'nın yerine koydu. Böyle bir durum kendi başına gelecek olsa çok üzüleceğini düşündü. 

    Sabah, kesin kararını vermişti. Matematik öğretmeni ile konuşacak ve hatanın giderilmesini sağlayacaktı. Öğretmenini bulup ‘’Öğretmenim, ben matematikten 85 almıştım; fakat sanırım siz bilmeden bir yanlışlık yapmış ve notumu 95 olarak girmişsiniz. Bu durumda ben sınıf üçüncüsü oluyorum. Yani geziye katılma hakkı kazanmış oluyorum. Ancak bu benim hakkım değil. Eğer notumu düzeltirseniz, geziye Esra katılmış olacak. Böylece adalet yerini bulmuş olacak. Öğretmeni çok duygulanmıştı. Ahmet’in başını sıvazlayarak ‘’Aferin Ahmet, çok güzel bir davranış sergiledin. Seni tebrik ediyorum.’’ dedi.

     Matematik öğretmeni bu olayı okul müdürüne de anlattı. Ahmet'in davranışını o da çok takdir etti. Öğretmenlerle beraber alınan bir kararla, bu örnek davranışından dolayı Ahmet'e de geziye katılma hakkı verildi. Böylece hem Esra hem de Ahmet geziye giderek mutlu oldu.

-SON-

 

ÇOBANIN SÜRÜSÜ

     Koca Hasan, eskilerin ünlü pehlivanıydı. Yaş kemale erince o işleri bırakmış kendine küçük bir koyun sürüsü edinerek geçimini hayvancılıkla sağlar olmuştu. Eskiden beri sevilip sayılan, kimseye zararı olmayan, hak yolunda iyi bir insandı.

     Bir gün yine alıp koyunlarını, otlatırken şöyle serin bir ağaç gölgesinde dinlenmek üzere uzanmış. Ancak önceki geceden uykusuz olması ve günün de getirdiği yorgunlukla uykuya dalmış. Koyunlar boş durur mu? Bu fırsattan istifade, birkaç yüz metre ötedeki yeşilliğin yolunu tutmuş. Bu yeşillik, aynı köyde oturan Ramazan diye bir adamın sebze bostanıymış. Koyunlar bostana girip bostanı darmadağın etmişler. Yemedik sebze, yemedik dal, yaprak bırakmamışlar. Koca Hasan uyanmış ama artık olan çoktan olmuş. Aslında oradan uzaklaşsa ve suçu üstlenmese onun yaptığını kimse ispatlayamazmış; ancak Koca Hasan böyle biri değilmiş. Düşünmüş, taşınmış; ne yapacağını bilememiş. Almış sürüsünü köyün yolunu tutmuş. Doğruca Ramazan'ın evine varmış.

- Ramazan, hal mesele böyle, nasıl oldu anlayamadım, uyuyakalmışım. Benim koyunlarım maalesef senin bostanını telef etmişler. Biliyorsun, benim de köyün hemen yukarısında seninkinden daha büyük bir bostanlığım var. Eğer kabul edersen, o bostanımı olduğu gibi sana bırakıyorum.

Ramazan da kendi halinde bir insanmış. Ayrıca Koca Hasan'la da eskiden beri süregelen bir ahbaplıkları varmış.

- Ey Koca Hasan, sen gelip söylemesen, ben bostanımı kimin o hale getirdiğini bilemezdim. Büyüklük yapmışsın. Ancak gel gör ki benim durumumu da biliyorsun. O bostan olmasa, çoluk çocuk tüm seneyi aç geçireceğiz. Bu nedenle senin bostanını alacağım; ama hepsini değil. Yarısı sende kalsın, yarısı bende. Böylece ikimiz de bostansız kalmamış oluruz. Koca Hasan kabul etmiş ve Ramazan'a da beş koyununu bağışlamış. Böylece her iki taraf da en az zararla işin içinden çıkmışlar.

-SON-

 

Adalet ile ilgili öykü örneklerini incelediniz. Dileriz ki bu öyküleri beğenmişsinizdir. Adaletin önemi ile ilgili hikayeler hepimize ders olacak niteliktedir. Bunlara benzer öyküleyici, yani hikaye edici metin örneklerini sizler de yazabilirsiniz. Teşekkürler.

1 Yorumlar

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski