Herkese selamlar. Kitap okumanın faydaları ile ilgili mükemmel yazılar hazırladık. Eminiz ki kitap okumanın ne kadar yararlı olduğunu tam anlamıyla bilseydiniz hepiniz tam olarak birer kitap kurdu olurdunuz. İşte, sizler için hazırladığımız kitap okumanın faydaları konulu bu kompozisyonlarda size okumayı aşılamayı hedefledik. 

kitaplar hakkında kompozisyon
Kitaplar

Dileyenler için kitap okumanın önemi ile ilgili kısa kompozisyon örnekleri, dileyenler için ise uzun kompozisyon örnekleri hazırladık. Tüm yazılar için güzel birer başlık bulup yine bu kompozisyonları giriş gelişme sonuç bölümlerine uygun olacak şekilde yazdık. Ayrıca hassas noktamız olan yazım ve noktalamalara da azami derecede dikkat ettik. Sizlere iyi okumalar diliyoruz.

 

KİTAPLAR

   Hepimiz, belki de okula başladığımız ilk günlerden bu yana kitap okumanın önemini birçok kişiden duymuşuzdur. Bu kadar çok insan, bir şeyi bu kadar övüyorsa, demek ki gerçekten faydalı bir şey diye düşünmüşüzdür.

   Peki, kitap okumak gerçekten bu kadar değerli bu kadar önemli bir şey mi? Bu sorunun cevabı tam olarak: Evet. Kitap okumak, gerçekten de bir insanın kendisi için yapabileceği en iyi şeylerden bir tanesidir. Kitap okumanın birçok faydası vardır. Bunların en önemlileri istediğimiz bir konuda bilgi sahibi olmak, olaylara bakış açımızı geliştirmek ve sözcük hazinemizi geliştirmektir.

   Kitap okumanın tüm bu nimetlerinden en güzel şekilde faydalanmak için elimizden kitapları düşürmemeli, suya yemeğe ihtiyaç duyduğumuz gibi kitaplara da ihtiyaç duyum onları sürekli okumalıyız.

-SON-

 

 

BİLGİ HAZİNESİ

   Kitap, insanların bilgi ve tecrübelerini başka insanlara aktarabilmelerinin en kolay yollarından birisidir. Yazının icadı ve sonrasında matbaanın bulunması ile birlikte, kitaplar vasıtası ile bilginin aktarılması büyük bir ivme kazanmış ve insanlar artık her konuda çok daha hızlı bir şekilde bilgilendirilmiştir.

   Evet, kitaplar bilgi aktarmada en önemli role sahiptir. Ancak kitapların yegane amacı sadece bilgiyi aktarmak değildir. Çoğu defa bilginin ötesinde kişisel duygu ve düşüncelerin aktarımı da kitaplar sayesinde gerçekleşmektedir. Öyle ki birçok kitap bize herhangi bir konuda bilgi vermez; ancak yazarının duygu veya düşüncelerini, kısacası hayal dünyasını bizlere çok güzel bir şekilde yansıtır. Böylelikle, biz o kitabı okuduğumuzda yepyeni bakış açıları edinir, kendimizi yazarın yerine de koyarak empati kurmayı öğrenmiş oluruz. Her kitap, kendi çapında tam anlamıyla bir bilgi hazinesidir. Belki de öğrenmek için yıllarca tecrübe etmemiz gereken bilgileri, elimizin altındaki bir kitap sayesinde bir veya birkaç günde öğrenme imkanı elde ederiz.

   İşte, bu yüzdendir ki her kitap bizim için birer hazine niteliğindedir. Hem de öyle bir hazine ki onu her kullandığımızda azalmak yerine daha da çoğalan bir hazine. Kim öyle bir hazineye sahip olmak istemez ki? Haydi o zaman, size en yakın hazineyi elinize alıp okumaya başlayın ve her anlamda zenginleşin.

-SON-

 

HER BİRİ YENİ BİR DÜNYA

     Size klasik bir soru: Çok gezen mi çok bilir, yoksa çok okuyan mı? Öğrencilik yıllarımız boyunca belki de en sık duyduğumuz münazara konusu olabilecek güzel bir soru. Bu soruya hepimiz farklı cevaplar verebiliriz; ancak eminim ki olayı mantıksal çerçeveden ele aldığımızda çoğunluğumuzun görüşü çok okuyanların çok daha bileceği yönünde olacaktır. Şimdi, yabancı birinin Türkiye'nin tüm illeri ile ilgili bilgi sahibi olması gerektiğini düşünelim. Bu kişinin tüm illeri gezip görmesi mi daha fazla zaman alacaktır, yoksa tüm iller hakkında yazılmış yazıları okuması mı? Elbette ki Tüm illeri bizzat gezip görmek daha etkili ve eğlenceli olacaktır; ancak bu kişinin Türkiye'nin tüm illerini gezip bilgi sahibi olması çok daha uzun zamanını alacaktır. Her ili üç günde gezebildiğini düşündüğümüzde tüm illeri gezmesi en az sekiz ayını alacaktır. Oysa aynı kişi aynı illeri bir ayda belki de tekrar tekrar okuma olanağına sahip olarak çok daha kısa bir sürede öğrenmiş olacaktır. Böylece geriye kalan yedi ayda da daha birçok bilgiyi elde etme imkanına sahip olacaktır.

 

    Bundan şunu anlıyoruz: Demek ki herhangi bir konu hakkında bilgi sahibi olmanın en kolay ve masrafsız yolu bol bol okumaktır. İşte, kitapların biz insanlara sunduğu en güzel hizmet, bilgiye en hızlı şekilde ulaşabilmemizdir. Kitaplar, tıpkı atasözleri gibidir. Atasözleri, atalarımızın yüzyıllar boyunca edindikleri bilgi ve tecrübelerini sığdırdığı kısa özlü sözlerdir. İşte, kitaplar da, kendi yazarlarının belki de bir hayat boyunca öğrendikleri ve tecrübe ettiklerini sığdırdığı bilgi ve tecrübe bankalarıdır. O yazarın tüm hayatı boyunca öğrendiklerini, bizler o kitabı okuyarak belki de birkaç günde edinmiş oluruz. Bu, sizce de bir nimet değil midir? Her bilgiyi salt kendi tecrübelerimizle edinmek zorunda olsaydık hayatımız boyunca çok az bilgi sahibi olabilecektik; oysa kitaplar sayesinde hangi konuda bilgilenmek istiyorsak o konuda en kısa sürede tüm bilgileri elde edebiliyoruz.

Kitap okumanın çocukların dil gelişimi üzerinde de büyük etkileri var. Kendisini geliştirmiş bir yazar, kitaplarında dilin sahip olduğu tüm zenginlikleri kullanır. Gerek dile ait sözcükleri, gerek deyimler gibi mecazlı söyleyişleri ve atasözlerini en güzel şekilde kullanır. Böylece o kitapları okuyan çocuk veya yetişkinler sözcük dağarcığını genişletmiş olur, böylece daha geniş bir düşünme kapasitesine ulaşmış olurlar.

Kitaplar, gerçek anlamda birer dosttur. En dar zamanlarınızda size yoldaşlık edecek, sıkıntılı geçen zamanlarınızı eğlenceye çevirecek, zamanınızı çok daha verimli kullanmaya olanak verecek birer varlıktır. Her yazar, kitabına kendisinden de bir şeyler bırakır. Bunun sayesinde başka insanların da hayata bakış açılarını inceleme imkanı bulup kendi bakış açımızı genişletiriz. Bazen, anlaşılması zor bir kitabı anlayabilmek için beynimizi zorlar, böylece onun daha efektif bir şekilde çalışmasını sağlarız.

Vücut geliştirme sporunu bilirsiniz. Bu sporda amaç, kasları maksimum düzeyde zorlayarak onları maksimum derecede büyütmektir. Bunun için yüksek ağırlıklar kaldırılır. Zorlanan kas, bu yükün ağır olduğunu, bunu kaldırabilmek için büyümesi gerektiğini düşünür ve böylece büyüyerek gitgide daha fazla güçlenerek daha büyük ağırlıkları kaldırma kuvvetine ulaşır. Aslında beynimiz de aynı doğrultuda çalışır. Anlaşılması güç olan bir konuyu veya kitabı anlamak için çaba sarf ettiğimizde, beynimiz bu gibi karmaşık durumları çözebilmek için tüm yetilerini kullanmaya çalışır. Böylece beynimizi kullanma kapasitesini geliştirmiş oluruz ve karşılaştığımız daha zor problemleri çok daha kolay bir şekilde çözeriz.

 

    İnanın kitap okumanın faydalarını ne kadar saysak bitiremeyiz. Bedenimiz, suya ve gıdaya nasıl ihtiyaç duyuyorsa, beynimiz de kitaba yani bilgiye ihtiyaç duyar. Evet, beynin hayati fonksiyonlarını devam ettirebilmesi karbonhidrat alması şarttır. Bu anlamı ile yakıtı, bildiğimiz besinlerdir. Ancak şöyle düşünelim: Her araba benzin veya benzeri bir yakıt ile çalışıp yol alabilir. Ancak bir BMV ile bir Şahin aynı yolu aynı hızda mı gider? İşte, beyin de böyle bir şeydir. Onu kitap okuyarak geliştiren kişi her zaman daha hızlı öğrenir ve daha çok bilgi sahibi olur.

-SON-

 

Sevgili arkadaşlar, kitaplar ile ilgili kompozisyon yazılarımızı sizler için çeşitlendirmeye çalıştık. Hem ilkokul, ortaokul seviyesinde hem de lise veya daha üzeri öğrenciler için uygun yazılar hazırladık ki herkes aradığını bulabilsin. Sizler de kitap okumak hakkında kısa veya uzun yazılar yazarak bize gönderebilir, şayet daha önce herhangi bir İnternet ortamında paylaşılmamışsa bu sayfada paylaşılmasını sağlayabilirsiniz. Kitapla kalın, mutlu kalın.

Yorum

Daha yeni Daha eski