Aşk ile ilgili kompozisyon yazılarını derlediğimiz bu sayfada, aşkı her yönüyle anlatmaya çalıştık. Aşk ile ilgili yazılar kısa ve uzun versiyonları ile yazıldığı için herkesin işine yarayacağını düşünüyoruz. Paragraf düzenlemeleri yapılmış ve aşk konulu her kompozisyon giriş gelişme sonuç bölümleri dahilinde yazılmıştır. Her yazıya ayrıca güzel bir başlık seçilmiştir. Sizler de aşk ile ilgili paragraf örnekleri verebilirsiniz. Bu arada aşağıda yer alan aşk ile ilgili kompozisyonlar bilgilendirici metin mahiyetindedir ve deneme tarzında yazılmıştır.

 

aşk ile ilgili yazılar
Aşk

AŞK

     Aşk, kişinin tek taraflı veya karşılıklı olarak bir kimseye veya duruma karşı beslediği yoğun sevgi halidir. Sevginin bir derece üstüdür. Aşk, kişinin kendisini tüm benliği ile aşık olduğuna bağlı hissettiği durumdur. Doğanın insanlara en güzel armağanıdır.

     Kişi, aşık olduğuna karşı çok farklı duygular hisseder. Her an onu düşünür. Onsuz bir dünyayı hayal bile edemez. Tüm hayalleri onunla ilgilidir. Onun olmadığı yerde kendisini huzursuz, mutsuz hisseder; onun yanında iken de mekanın veya zamanın hiçbir ehemmiyeti yoktur. Mutlu olmak için onun varlığı yeterlidir. Aşk, en yüce duygulardan biri olsa da insana her zaman mutluluk getirmez. Acının her rengini de tattırır aynı zamanda. Ancak bu acı bile kişiye tarif edilemez bir zevk verir. Bu yüzdendir ki aşık olan kişi aşkından bir türlü vazgeçemez.

     Aşık olmak ayıp veya günah değildir. İnsanın doğası bu duyguya göre şekillenmiştir. Aşkın yeri veya zamanı olmaz. En umulmadık zamanda en umulmadık kişiye aşık olunabilir. Önemli olan aşkı en güzel şekilde yaşamak ve onun güzel taraflarından almaya çalışmaktır.

-SON-

 

KARŞILIKSIZ AŞK

     İnsanlara karşı beslediğimiz her duygu karşılıklı değildir. Bazen birine saygı duyarsınız ancak ondan saygı görmezsiniz. Birini çok özlersiniz; ancak siz onun aklına bile gelmezsiniz. Aynı şekilde birine aşık olursunuz; fakat o sizin farkınızda bile değildir. Yahut farkınızda olsa bile size karşı herhangi bir şey hissetmediği için reddedilirsiniz. İşte, bu şekilde tek taraflı yaşanan aşklar, karşılıksız aşklardır.

     Aşk, her insanın ömründe en azından bir defa yaşaması gereken yüce bir duygudur. Tek taraflı olması, onun yüceliğinden hiçbir şey eksiltmez. Ancak karşılıksız aşkta mutluluktan çok üzüntüler olur. Zira her saniye onu düşünmenize rağmen, sizin onun için bir hiç olmanız sizi ziyadesi ile üzer. Farklı bir ruh haline bürünürsünüz. Günlük işlerinizi dahi yapamayacak duruma gelirsiniz. Aklınızda her an aşık olduğunuz kişi vardır; bu yüzden yaptığınız hiçbir işe odaklanamazsınız. Aşkınızın bir gün karşılık bulacağını hayal edip içten içe sevinirsiniz; ancak bir yandan da bunun gerçekleşmesinin imkansız olduğuna kanaat getirip kendinizi yer bitirirsiniz.

     Aşkınızın karşılık görmemesini bazen kendinize bağlarsınız. Kendinizi çirkin veya yetersiz hissedersiniz. Bu yüzden bazen kendinizden nefret edersiniz. Ancak her şeye rağmen hayata sımsıkı bağlısınızdır; çünkü aşkınız karşılıksız da olsa size tarifi imkansız bir mutluluk veriyordur.

-SON-

 

İMKANSIZ AŞK

     ‘’Aşk ile ilgili en büyük ironi: Doğru insanı yanlış zamanda sevmek.’’ der Charles Bukowski. İşte, böyle Bukowski’den bir durumdur bu. Girsen giremez, çıksan çıkamazsın. Ne yapman gerektiğini bilemez, bilsen de yapamazsın. Zaman akıp gider, bir şeylerin düzeleceğini düşünürsün, düzelmez; aksine daha kötüye gider. Her iki taraf da sever; ama imkansızdır; elden bir şey gelmez. Acılarını içine gömmeye başlar, hayatına devam edersin. Edemezsin. Edermişsin gibi olur ama olmaz. Üzülürsün. Gülersin. Ağlarsın. Sevinirsin. Beklersin, gelmez. Gelir, sen yoksundur. İkiniz de gelirsiniz, duramazsınız. Görüşürsünüz. Bakarsınız. Bakar. Gözlerini çekersin. Gözlerini çeker. Düşünürsünüz. Olmaz. Olmamalı.

     İmkansız aşk... İmkanı yok. Yırtınsan da olmaz. Olmamalı. Olursa her şey güzel olur. Olursa her şey berbat olur. Böyle bir tezat. Karman çorman... İşte, böyle bir şey: İmkansız aşk. İmkansız da olsa seversin, sevildiğini bilirsin. Bu sana mutluluk verir. Ondan ayrı kaldığın her saniye sana tarifsiz acılar yaşatsa da beraber olduğun tek saniye tüm bu acıları telafi eder. Zamanla alışırsın. Depreşen duygularını bastırırsın. Göreceğin zamanı beklersin. Görürsün. Ama iki yabancı gibi. Böyle olmak zorunda. Tamam dersin, görmeyeyim, görmesin. Mutlu olsun yeter. Mutlu mudur? Bilemezsin. Belki değildir. Sen de değilsin. Mutlu olması için kendinden uzaklaştırmaya çalışırsın. Uzaklaşacak gibi olur. Üzülürsün. Yakınlaştırmaya çalışırsın, yakınlaşacak gibi olur. Olmamalı. Üzülürsün. Üzülür.

    Sonu yoktur bu işin. Böyle acı çeke çeke devam edersin hayatına. Hiçbir şey yokmuş gibi... Günler geçer, aylar geçer, yıllar geçer, ömür geçer. O aklından gitmez. Kişi doğrudur; fakat zaman yanlıştır. Vazgeçmeli. Aşktan değil. Ondan. Yine seversin. Belli etmezsin. Doğru kişidir; fakat yanlış zamandır. ‘’Aşk ile ilgili en büyük ironi: Doğru insanı yanlış zamanda sevmek.’’ der Charles Bukowski. İşte, böyle b..’tan bir durumdur bu.

-SON-

 

AŞK VE SEVGİ

     Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu olarak tanımlar aşkı Türk Dil Kurumu. Yani birisini çok seviyorsanız ve kendinize ona bağlı hissediyorsanız ona aşıksınızdır. Aşk ve sevgi her ne kadar birbirine benzeyen iki kavram olsa da birbirlerinden ayrılırlar. Sevgi en yüce duygulardan biridir. Birine veya bir duruma karşı duyulan içten muhabbettir. İşte aşk, sevginin katbekat yoğun halidir. Bu nedenle sevgiden çok daha yücedir.

     İmkansız veya karşılıksız olmadığı sürece hiçbir aşk ebedi değildir. İnsan bünyesi bu yoğun duyguyu bir ömür boyunca yaşayabilecek kapasitede değildir. Bu nedenle aşk dediğimiz duygu, yerini zamanla sevgiye bırakır. Olması gereken de budur. Aşık olduğunuzda işiniz gücünüz aşık olduğunuz kişi olur. Tüm zamanınız onu düşünmekle, onun için bir şeyler yapmakla geçer. Böyle olunca da ne kendinize ayıracak zamanınız olur ne de gündelik işlerinize layıkıyla zaman ayırırsınız. Bu tempo böyle gitme. Aşkınız yavaş yavaş değişim geçirmeye başlar ve yerini sevgiye bırakır. Aşık olduğunuz o kişiyi yine seversiniz elbette; ancak artık her saniye aklınızda değildir. Kendinize gelirsiniz, biraz ferahlarsınız. Sevdiğiniz kişi ile beraber olduğunuzda yine mutlu olursunuz, uzaklaştığınızda yine özlersiniz. Ama eskisi gibi dünyanız yıkılmaz.

     Aşk ve sevgi, dünyanın en güzel iki duygusudur. İkisini de mutlaka yaşamak gerek. Sevmekten, aşık olmaktan asla korkmayın. Sevmenin de aşık olmanın da sizden götürecekleri mutlaka olacaktır. Ancak size kattıklarının yanında lafı bile olamaz.

-SON-

 

Evet, sevgili arkadaşlar, işinize yarayabileceğini düşündüğümüz aşk ile ilgili yazıları bitirdik. Herkes kendisinden bir şeyler bulsun diye aşkın her türlüsünü anlatmaya çalıştık. Kısa ve uzun örnekler sunduk. Normal aşkı, karşılıksız aşkı, imkansız aşkı anlattık. Sizler de aşk ile ilgili sözler bulup yorum bölümünden paylaşabilirsiniz. Tabii ki aşkla ilgili sözler kendi sözleriniz olsun. Teşekkürler.

Yorum

Daha yeni Daha eski