Güven duygusu ile ilgili kompozisyon örnekleri sunduğumuz bu sayfada her birine güzel ve uygun bir başlık, giriş gelişme sonuç bölümleri dahilinde yazılmış olan yazıları inceleyebilirsiniz. Güven konulu yazılarımızda insanlara güvenmek, kendimize güvenmek, güven duygusunu oluşturmak hakkında kompozisyon göreceksiniz. Güven hakkında yazdığımız bu yazılar bilgilendirici metin mahiyetindedir ve deneme yazısı türündedir. İyi okumalar dileriz.

 

güven ile ilgili kompozisyon uzun
Güven Duygusu

GÜVEN

     Güven, herhangi bir şüphe veya korku hissetmeden inanma ve bağlanma duygusudur. Yani bir insan veya herhangi bir varlıktan zarar gelmeyeceğine inanmaktır. Güven insanı ayakta tutan önemli duygulardan biridir.

     Güvenin olmadığı yerde korku ve kuşku vardır. İnsanlar her an diken üstündedir. Başına gelebilecek kötülükleri düşünüp durur. Tüm bunlar da kişinin zamanla psikolojisinin bozulmasına, hatta sağlık durumunun kötüye gitmesine neden olur. Bu yüzden çevremizde güvenebileceğimiz ve kendisine gerekli güveni verebileceğimiz insanları almalıyız. Güven duymayacağımız kişilerle iletişimimizi koparmalıyız.

     Ailemize, dostlarımıza, bizim için çalışıp çabalayan sevdikerimize güvenmeliyiz. Aynı zamanda biz de onlara gerekli güveni vermeliyiz. Güven bir kere kaybedildi mi kazanılması neredeyse imkansızdır. Bu yüzden kimsenin güvenini kırmamalıyız.

-SON-

 

GÜVEN DUYGUSU

     Güven kavramı, günümüzde farklı anlamlara gelecek şekilde kullanılmaktadır. Örneğin bir insandan bize karşı bir kötülük gelmeyeceğine inanmak da güvendir; bir insanın zor bir işi başarabileceğine inanmak da güvendir. Her ne kadar ikisi benzer görünse de arada belirgin bir fark vardır. Örneğin bir arkadaşınızın üniversiteyi kazanacağına dair ona güveniniz olabilir; ancak bir sırrınızı onunla paylaşmak için ona güvenemeyebilirsiniz.

     Asıl güven, çevremizdeki insanlardan bize zarar gelmeyeceğini bilmekle ilgili olan güvendir. Eğer bu güven yoksa, çevremizdeki insanların da pek bir önemi yoktur. İnsanlar yaşamları boyunca farklı şeyler yaşayabilirler. Bu yaşadıkları şeyler kimi zaman herkesle paylaşılamayacak şeylerdir. Bu tür şeyleri ancak inandığımız, güvendiğimiz insanlarla paylaşabiliriz. İşte, eğer çok önemli bir sırrınızı herhangi bir korku veya şüphe duymadan biri ile paylaşabiliyorsanız, ona güveniyorsunuz demektir. Eğer ailemize, dostlarımıza güvenmeseydik hayat bambaşka olurdu, çekilemez hale gelirdi. Bu nedenle herhangi bir sebeple güvenimizi sarsmayan insanlara güvenmeliyiz. Hiç kimseye güvenmeyip her şeyimizi sadece kendi içimizde yaşarsak, hayat çekilemez hale gelir.

     Yakınlarımıza güvendiğimiz gibi onların güvenini da kazanmalıyız. Bizler de onlara güven vermeli, onların emanetlerine, sırlarına sahip çıkmalıyız. Karşılıklı güven ortamını oluşturduğumuzda her şey çok daha güzel olacaktır. Bu yüzden hayatınız boyunca sevdiklerinize güvenin ve onları kendinize güvendirin.

-SON-

 

GÜVEN DUYGUSUNUN ÖNEMİ

     Toplum tarafından sevilip saygı görmenin temel yolu, toplumun güvenini kazanmaktır. Eğer insanlar size her konuda güvenir, sizden onlara karşı herhangi bir zarar gitmeyeceğine inanırsa sizi sever ve sayarlar. Aksi durumda ise sizden uzaklaşır ve sizinle beraber herhangi bir işe girişmek istemezler. Güven duyulan birinin sahip olması gereken ilk özellik dürüst olmaktır. Doğruluk ve dürüstlüğün önemi bu yüzden büyüktür. Dürüstlüğü ilke edinen insanlar zaten kendisine güvenilen insanlardır.

     Ebu Hanife hazretlerini duymuşsunuzdur. Kendisi Hanefilik mezhebinin kanaat önderidir. Gelmiş geçmiş en büyük şahsiyetlerden biridir ve önemli bir Allah dostudur. Ebu Hanife, geçimini esnaflıkla sağlayan biridir. Bir gün iki kişi, akşam üzeri Ebu Hanife'nin dükkanına gelir. Kumaşlara bakarlar ve bir tanesini çok beğenirler. Yalnız akşam ezanı vakti girmek üzeredir. Mescide namaz kılmak üzere gitmek zorundadırlar. Alışverişe yarın sabah devam etmek kaydıyla dükkandan ayrılıp mescide giderler.

     Sabah olur ama Ebu Hanife'nin dükkanına gelen yoktur. Bir vakit sonra başka iki adam gelir dükkana. Kumaşlara bakarlar; ancak onlar da dünkü iki adamın beğendiği kumaşı çok beğenir ve almak ister. Ebu Hanife, o kumaşın başkasına satıldığını, bu nedenle onlara veremeyeceğini söyler. Adamlar kumaşı çok beğendiklerini ve gerekirse fiyatı iki katına çıkaracaklarını söylerler. Ebu Hanife ‘’Kusura bakmayın, ama onları başkasına sattım, size veremem.’’ der. Adamlar çok ısrarcıdır. Eğer kabul ederse kumaşın fiyatının on katını ödemek isterler. Ebu Hanife ‘’Siz beni anlamadınız sanırım. Bakın, değil fiyatın on katını, dünyanın bütün parasını verseniz dahi ben bu kumaşı size satamam, çünkü başkasına söz verdim; onların güvenini kıramam.’’ Der. Adamlar kumaşı alamayacaklarını anlayınca da dükkandan çıkıp giderler.

     İnsana basitmiş gibi geliyor ama düşünün bu devirde böyle kaç insan kaldı? İnsanlar artık esnafa karşı güvenini yitirmiş. Hatta sadece esnafa karşı değil, artık kimse kimseye güvenemiyor. Herkes kendi çıkarının peşinde koşuyor. Dolandırıcılık almış başını gidiyor. Ortada ne güven kalmış ne de güzel başka bir şey. Bu nedenle bu kötü gidişata bizler dur demeliyiz. İnsanlara güvenmeliyiz ve kendimiz de güvenilir bir insan olmalıyız.

-SON-

 

Güven ile ilgili kompozisyonları beğendiğinizi umarız. Sizler de güven konulu yazılar paylaşabilir, güven hakkındaki düşüncelerinizi yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederiz.

Yorum

Daha yeni Daha eski